Ege etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ege etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2018 Salı

Az Bilinenler - 6


TROYA BARIŞI NEDİR?


1988’den ölümü 2005 yılına kadar Troya kazılarını yöneten Prof. Dr. M. Osman Korfmann’ın ölümünden birkaç yıl önce dile getirdiği Troya Barışı projesi şunları kapsamaktaydı:

Siyasette barış. Yakın gelecekte, tarih ve mitoloji zengini Troya’da; konferanslar ve toplantılar düxenlenebilir. Cenevre, Davos, Brüksel, Washington, Camp David yerine, barış görüşmeleri Troya / Çanakkale’de yapılabilir.

Doğayla barış. Bu bölgede örnek olacak bir şekilde geliştirilebilir. Troas Bölgesi, diğer sahil şeritleri gibi giderek artan yoğun yerleşme tehdidi altındadır. 1996 yılında ilan edilen Troya Tarihi Milli Parkı ve 1998 yılında Troya’nın UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınması bu alandaki korumayı sağlamaktadır, ancak bu koruma yeterli değildir. Karamenderes Deltası, göçmen kuşları kuzey - güney rotasında çok önemli olan bir konaklama yeridir. Yoğun tarıma rğmen leylekler, Troas’ta daha önce de olduğu gibi, hâlâ yaygındır. Bu bölge, az rastlanan ve koruma altındaki kuş türleri için koruma alanı işlevi görmektedir. Bir başka amaç ise, Homeros’un İlyada’sında da geçen hâl3a var olan bitki türlerini korumak ya da bazılarını yeniden yetiştirmek olmalıdır. Doğal bir temele dayalı yoğun olmayan bir tarımın geliştirilmesi, desteklenmesi ve özendirilmesi çoğunluğu ilgilendiren bir konu olmalıdır. Made in troya, bölgeye yakın olan milyonluk İstanbul ve izmir kentleri için, ekolojik yöntemle elde edilen tarım ve hayvancılık ürünlerinin yeni adı olabilir.

Kültürde barış. Günümüzde troya kazıları buluntuları, 50’den fazla müze ve koleksiyonlara dağılmış durumdadır. Troya hazinesine ait buluntular 9 farklı yerdedir. Türkiye cumhurbaşkanı ve kültür bakanının ilân ettiği uluslararası standartlardaki büyük müzenin yapımı ile Troya buluntuları sahiplerine şu ilginç teklif yapılabilir: Bu buluntular neden -geçici bir süre için de olsa- bulundukları yere geri dönmesin? Burada yeni, barışçıl ve birleştirici fikirler ve girişimler gereklidir. Böyle bir müze, ekonomik açıdan bakıldığında da önemli olabilir.

Bu üç konunun ana hatları; yani siyasette, doğada ve kültürde barış, “Troya Barışı” fikrinin temelini oluşturmaktadır.

Fotoğraf: M. Osman Korfmann, Troya örenyerinde 2003 yılı Homeros Ödülü’nü Yaşar Kemal’e veriyor.


Kaynak: HOMEROS, İLYADA, TROYA - Rüstem Aslan

26 Ağustos 2016 Cuma

Az Bilinenler - 1:



Bergama Kent Dağı’ndaki tiyatro antik kentin ilk tiyatrosudur. Dağın batı yamacında, yaz aylarında bile çok sert esen rüzgârlardan korunmak amaçlı yapılmış olmalı.

Boş bir alana değil de bir dağın yamacına yapıldığı için, seyirci bölümü(cavea) mecburen yamacın şekline uydurulmuş, teknik nedenlerle çok geniş tutulmamıştır. Oturma planında ve orkestra bölümünde bazı düzensizlikler bundandır.

Tiyatronun altında 15m eninde, 250m uzunluğunda, şarap ve tiyatro tanrısı Dionysos’a ait tapınak kalıntısı ile biten bir teras vardır.

Tiyatro, tapınak ve teras bir bütündür. Teras tiyatronun zorlu girişlerini rahatlatmak, özellikle de geçici sahne kurabilmek amacıyla yapılmıştır.

Tiyatro sahnesi 3 yapı dönemi geçirmiştir. Büyük ihtimalle ilki şehri en görkemli haline getiren II.Eumenes dönemi (MÖ197-159), sonra Geç Helenistik ve Erken Roma dönemleri.

10.000 kişilik bu tiyatro arazi konumu nedeniyle Anadolu’daki en dik tiyatrodur. Sıraları mermer değil andesit-tüftür. Bazı sıralar isim yazılarak işaretlenmiştir. Büyük ihtimalle Roma döneminde tiyatroya 2 şeref locası eklenmiştir. 

Aşağıdaki terasta sabit olmayan bir sahne binası bulunduğunu hayal edin. Helenistik Çağ mimarlığı fenomenidir. Doğal konum nedeniyle ve sahnesiz tiyatro olamayacağı, sabit bir taş bina da terası bozacağı için oyunlar oynandığı sürece malzemesi tiyatro terasının galerilerinde depolanan ahşap bir sahne binası kurulurdu.

Terasta bazı oyuklar vardır, bunlara ahşap direkler yerleştirilirdi. Oyun oynanmadığı zamanlarda ise bu dört köşe yuvalara kapak olarak bir taş plaka konur ve teras düzleştirilirdi. Dionysos tapınağının önünü kesmemek de önemli. İlk dönemi çok sade, 2. dönemi ise çok gösterişli olmalı sahne binasının. Eğreti binalar hayal etmeyin, sanatçılar muhteşem şeyler çıkartıyorlarmış.

Bu sahne kurup kaldırma durumu tiyatro oyunları aşağı kentteki imparatorluk tiyatrosunda oynanmaya başlayana kadar sürmüştür.